21 Aralık 2011 Çarşamba

Ayni esofmani uzerimden cikarmadigim yil

21/12/2011 20:38

Sevgili Sevgililer,

Hizla 2011'in sonuna geliyoruz. Koca bir yil, 12 ay, 365 gun ve de 6 saat...Bir omur gecip gidiyor, yaslaniyoruz demek istemiyorum(dedim bile!), ama degisiyoruz. Surekli degisim icindeyiz, basimiza gelenler, etrafimizdakilerin basina gelenler, dunyanin basina gelenler, bizi degistiriyor. Bazen bilincli ve farkinda olarak, cogu zaman da bilincsiz tosbahalar seklinde.

Ben de degistim, hatta evrim gecirdim. Merak etmeyin hala homosapiyenim, ama annesapiyen oldum. 2011'e bir adet bebek, yeni bir ev, ve de yeni pozisyon sokusturmayi becerdim, 365 gune daha fazlasini sigdiran varsa beri gelsin! Ev ve is gelir gecer seyler, baki olan annelik. Herkes derdi, cocuk sahibi olmak dunyada yapabilecegin en muhtesem is diye...Ben hic kulak asmazdim, herkesin bu cocuk merakina hayret ederdim, 7 milyar dunyali olmusuz, yuh derdim. Gelin gorun ki, bir adet cocuk sahibi olunca, tukurdugum butun onyargilarimi afiyetle yalayip yuttum. En kotu huyum(bana gore), buyuk konusmak...Tarihimdeki tecrubelerimle sabittir ki, ne zaman buyuk konustuysam hep basima geldi. Demek ki neymis, insanoglu surekli degisse de, bazi seyler degismiyormus (bkz. Pi sayisi, e sayisi, benim sayisiz gaflarim).

2011 benim icin cok suprizli, bol hormonlu, hareketli ve de bereketli bir yil oldu. Hayatimin kontrolunu hafiften kaybettim, kendimi unuttum, hatta sevgilimi unuttum. Saclarimdaki beyazlar kontrolden cikti. 35 Oldum yolu yariladim. Uykumla vedalastim. Alisverisi bile biraktim! Yeri geldi ayni esofmani haftalarca uzerimden cikarmadim. Yani kisaca dagildim, kafadan koptum!

Simdilerde ise, sakinlestim, duruldum. Hayatimin kontrolunu tekrar elime gecirdim, en azindan oyle hissediyorum. Anneligi sindirdim, benimsedim, tecrubelendim, kendi dogrularimi buldum. Tabi ki annelik de surekli evrim geciren bir muessese, bardakta durdugu gibi durmuyor! Ancak zamanla dengeler oturuyor, suyun yolunu bulup akip gitmeye baslamasi gibi...

Bu sabah 7'de once Anto uyandirdi bizi, her sabah oldugu gibi. Insan cocuk sahibi olunca, calar saat, alarm gibi aletlere ihtiyaci kalmiyor. Bizim calar saatimiz hic sasmiyor, her sabah, saat 7 - 7.30 civarlarinda caliyor. Ve de snooze edip uykuya devam etmek imkansiz. Dolayisiyla O'nu aramiza alip, oynamaya koyuluyoruz. Gunumuzun en guzel kismi, sabahin korunde, ucumuzun ayni yatakta olmasi! Yeni sabah rutinimiz bu. Eskiden sabahlari uyanip, sarmas dolas olurduk sevgilimle, itiraf etmeliyim ki o da cok guzel bir rutindi, Anto dogana kadar da hic aksamamisti! Dedim ya, degisiyoruz...

Ama bu sabah, ucumuzun rutinine bir de telefonla bizim usta Radu katildi. Aklina gelen onlarca soruyu sorduktan sonra, "haa bir de ben sizin evi ocak ortasi degil, aralik sonu bitiriyorum" dedi. Nassil yani, ustalarin yuz karasi, beklenenden once is bitiren usta olur mu! Senin gecikmen bizi sinir krizlerine sokman gerekmez ki, ustanin el kitabini okumadin mi, diger ustalardan hic feyz almadin mi! Belli ki bizimki cins birsey, hatta cinsinin tek ornegi. Biz usta/insaat olayinda pek bir tecrube sahibi olmasak da, kari-koca proje yonetiminde ustayiz, isimiz bu! Dolayisiyla, ince eleyip sik dokuduk, proje plani yaptik, hatta butce grafiklerine kadar hazirladik,change management olayina bile girdik. Amacimiz projenin, zamaninda ve butceyi asmadan canliya gecmesiydi. Gorunen o ki, haci yatmaz olmasak da plandan cok sasmayacagiz.

Ancak planlarimizi sasirtmayalim derken hafiften felegimiz sasacak. Cunku bugun itibariyle, dadimiz Aysel, ve temizlikcimiz Maria izne ciktilar. Aysel Istanbul'a, Maria Varsova'ya, noel ve yeni yili gecirmeye gittiler. Yaklasik 15 gun yoklar! Basbasa ve biz bize kalacagiz. Onlara tatil demek, bize nefes alacak vakit yok demek! Bir yandan yeni evin islerini alisverisini yapmamiz, ote yandan simdiki evi derdi toplu tutmamiz, diger yandan da Anto'nun etrafinda pervane olmamiz gerekecek. Multi-tasking'e itirazim yok ama multi'nin de bir siniri olmali! Umarim bizim multi-tasking, mal-functioning'e donusmez!

Aysel, bu sabah Noel Abla modunda geldi. Anto'ya hediyeler almis. Araba, kamyon, tren ve parkuru, hem de tahtadan. Anto'yu bilmem ama ben bayildim! Bizi de unutmamis, koca bir kutu cikolata getirmis, ucuzundan da degil, Ferrero almis! Tabi ben yavuz hirsizin ev sahibini bastirmasi riskini coktan hesap ettigim icin, O'na guzel bir palto ve canta almistim! Ama itiraf etmeliyim ki benim cikolatalar, onunkiler kadar kaliteli degildi yani az bucuk da olsa bizim yavuz Aysel ev sahibesini bastirdi! Tabi Aysel'e var da Maria'ya yok mu, O'nu da unutmadik! Cunku O da bizi hic unutmaz. (Annem babamdan ogrendigim bir sey varsa o da yaninda calistirdiklarina her zaman adil ve comert davranman gerektigidir. )

Onumuzde 12 gunluk noel ve yilbasi tatili var, 2011'in son gunlerini, evimizde, trio seklinde geciriyor olacagiz. Zira simdiki evimizin de son gunleri olacak. Bir yili devrilmeden devirmis olmanin sessiz sakin kutlamasini yapacagiz, arada sirada yerleri supurerek, tuvalet temizleyerek....

Herkese simdiden iyi yil sonlari!
aslihan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder