7 Aralık 2011 Çarşamba

EV-lendik!

07/12/2011 15:24

Sevgili sevgililer

Piril piril, masmavi bir Londra sabahindayim. Seviyorum gunesin gozlerimi kamastirmasini, maviyi, ve kirmiziyi. Mavi gokyuzu, kirmizi tuglalar, tek eksik yemyesil agaclar, rengarenk cicekler...Zira onlar nisana kadar aramizda olmayacaklar. Ancak goz kirpan gunes sizi yaniltmasin cunku hava buz gibi! Burda  gunesli gunler demek kemiklerinizi sizlatan soguk ve keskin hava demek. Yalanci gunes bizimkisi, isik var isi yok! Ben artik tecrubeliyim tabi, Londra'da 5 kis gecirdikten sonra aklim basima geldi, "her gunesi Adana mi sandim hemserim!!"  misali, gunesi gorunce soyunmaya meyilli genetik yapim evrim gecirdi, adapte oldu. Gunesi gorunce artik atki, eldiven, sapka uclusunu takip cikiyorum evden! Herseye ragmen tercihim gunesten yana, soguga adapte olduk dediysek,  Adana'li genlerin onune gecmek imkansiz! (Bu durum gunun her saati kebap yemeye hazir olmak gibi birsey)

Kis geldi, soguklar basladi, ama hayat tam gaz devam ediyor. Kis uykusuna yatmak soz konusu degil. Biz de hayatin verdigi bu gazla yeni ev olayina girdik. Yaklasik 1 senedir suren arastirma ve gelistirmelerin sonucunda bir ev bulduk ve de aldik. Burda ev almak basli basina bir olay, "tamam aliyorum" dedikten sonra 2 ay suruyor islemler.. Sizin avukatiniz ve karsi tarafin avukati, arada emlakci...Tavsanin suyunun suyu... Binlerce evrak  belge, oku oku bitmiyor. Zira ben okuma olayina hic girmedim, sadece bana "imzala sekerim" dedikleri bosluklari imzaladim! Girmedim, cunku bu ulvi gorevi kocam ustlendi. "Koca sahibi olmanin avantajlari" listemde ev sahibi olmayi bir numaraya koydum simdilik:-))



Butun bu islemleri basari ile sonuclandirip, anahtarlari aldiktan sonra, ikinci perdeye gectik, arada ihtiyac molasi veremeden! Ustalarla basbasa kaldik....Duvarlar yikiliyor, yerler sokuluyor...Ev savas alanina donmus vaziyette! Ustamiz Romen, adi Radu! Saat markasi gibi adam! Klasik bir usta kendisi, herseye "no problem, no worry, dont scare" seklinde catpat ingilizcesi ile dahil oluyor. Ustalarin ic dunyasini anlamaya calisirken, ki orasi Alice'in harikalar diyari gibi bir yer (bir adet mantar yiyip kuculuveriyorsunuz evin icinde...) bir yandan da laf anlatmaya calisiyoruz. Radu simdiden (daha 3.gununde) benden illallah etmis durumda. Detayci, israrci, merakli bir tipleme cizdim kendisine (huyum kurusun). Sevgilime surekli "your wife is a tough woman" diyip duruyor. Bir de adam beni Fransiz zannediyormus es durumundan dolayi..."Haasa ben Turk'um" deyince, adamin kafasindaki paradoks cozumlendi.. Kadin "tough" degil "Turk"!!!!!

Isin en keyifli tarafi ve benim uzman oldugum kisim ise dekorasyon. Son iki aydir, bakmadigim dergi, girmedigim internet sitesi kalmadi. Ev, kumas ve dugar kagidi ornekleriyle doldu tasti, elinizi nereye atsaniz, altindan parca kumas veya kagit parcalari cikiyor! Meshur Designer'lerin hayat hikayelerine kadar okudum, ic mimar gurularini takip ettim, 1920'lerden basladim, 2000'lere ulastim. Dekorator olarak  ise basla deseler bugun baslayabilirim, o derece! Ama bu kadar bilgi ve ilgi, kardan cok zarar getirdi..Kafam cok karisti, 30 saniyede bir fikir degistirir hale geldim...Hicbir sey secemiyorum! Beynim kisa devre yapti. En buyuk yardimcimsa Zeynep, beni surekli icinde bulundugum ikilem, hatta uclem, hatta hatta dortlemden cikariyor, "Ey Turk, titre ve kendine gel" !!! Bir de ben renk seviyorum, hersey civil civil olsun istiyorum, Zeynep ise Feng Shui'nin kitabini yazmis, beni surekli renkli dunyamdan alip huzur dolu diyarlara goturuyor. Ama ben ilk firsatta geri donuyorum!

Bir de ev doseyen herkesin Londra'da carsi magaza gezmesi farz!!! Farz abarti olduysa vacip derim, yoksa  en azindan sunnet! Chelsea muhtesem dekorasyon magazalari ile dolu bir mekan. Algida secicilik, ve sicicilik durumu benim daha once bu dukkanlari kesfetmemis olmami cok iyi izah ediyor! Bir de Ingilizlerin kumaslari meshurdur ya, hakkini vermek lazim. Yolumuz Chelsea Design Center diye bir yere dustu gecen hafta...Muhtesem bir alisveris merkezi dusunun, icinde sadece dosemelik ve perdelik kumas satan dukkanlar.. Hepsi birbirinden guzel, milyonlarca cesit kumas, basiniz doner, tansiyonunuz duser! Beni biraksaniz orda bir ay yasarim! Ama insanin sevgilisi "erkek" olunca bu tip keyifli arastirmalar iskenceye donusebiliyor, insana lezbiyen olsaydim da kadin kadina gezebilseydim dedirtebiliyor :-)

Sevgilim icin onemli olan 2 sey var, poposunu koyacagi rahat bir kanepe (TV ve playstation'a dik aciyla bakan), bir de basini koyabilecegi rahat bir yatak. Gerisi gereksiz detay! Seytan detayda gizlidir diyorum anlatamiyorum. 

Erkekle ev dosemenin zor taraflarindan biri de, odalarin kullanim amaci!
- Misafir odasi neden var? Neden bilardo masasi, langirt, dart, play station koyup game room yapmiyoruz!!!!
- O zaman misafir gelirse nerde yatacak!!!!
- Eee misafir 40 yilda bir geliyor, koca oda bombos misafir mi beklesin?!
- Konuyu dagitma, misafir 40 yilda hatta 100 yilda bir de gelse geldiginde yatacak bir oda lazim, kullanacagi bir banyo lazim!!!! Arti Turkler misafir perverlikleriyle bilinirler, kendileri gerekirse yerde yatar, odalarini misafire verirler. En guzel havlular, carsaflar misafir icin saklanir! Misafir ol gel bana borekler acarim sana!

Bu argumani cebren ve hileylen kazanip, evin en buyuk odasini ve banyosunu misafir temali yapmayi basardim! Ne mutlu Turk'um diyene!

Usta, dekorasyon, maceramiz tam gaz devam ederken, dun gece Anto, 2'de uyanip, uzuuun sure uyumadi. Sabah 4'e kadar beraber oynadik! Neden nicun, nayir nolamaz desek de yapacak birsey yok... Gunduz Radu'yla, gece Anto'yla.... Ben kahvemi tazelemeye gidiyorum!

Optum
aslihan usta_basi

1 yorum:

  1. usta basi Aslihan :)
    1) eviniz hayirli olsun
    2) evet kadin tough degil turk bunu anladi ya gerisi kolay
    3) acilinca yatak olan bilardo masasi?
    kolay gelsin :)

    YanıtlaSil