5 Aralık 2013 Perşembe

Kirmizi yandi DUR, Yesil yandi GEC!

Yataktan cikmak istemediginiz, yataga cakilip kalmak istediginiz sabahlar vardir ya, iste anne olunca dunya dursa o yatakta yatamiyorsunuz sabahlari! Cocuk milleti denilen grubun en pis ozelligi sabahlari erken kalkmalari. Hayatlarinin geri kalaninda baslarina gelecekleri bir bilseler, onlari da kimse kaziyamaz o yatakta ama neyse! Hal boyle olunca her sabah erkenden kalkiyoruz, Cumartesi Pazar, nedeni var nedeni yok hic fark etmez, bu araba da buraya nah park etmez!!!! Bizimkisi icki icmeden hangover hali, yorgunluktan dogan mutlulugun anlatilamaz yasanir hali.

Her sabah, Anto’yla okula gidiyoruz. Butun usengeclik ve uyku durumuna ragmen seviyorum O’nunla okula yurumeyi. 5 dakikalik yolda binbir degisik seyi fark ediyor, dort gozle cop kamyonlarini bekliyor.  Cogunlukla da scooter’ina basip gidiyor. Ama is karsidan karsiya gecmeye gelince taviz yok! Hele de trafik isiklari varsa… Yayalara yesil yanmadan yola adimini atmiyor bizim cuce! Hatta beni de cumle aleme rezil etti gecen gun. Yayaya kirmizi yaniyor ama yolda in cin top oynuyor, ben de bir Turk olarak Anto’nun elinden tutup yurumeye basladim, yolun ortasinda aglayip bagirmaya basladi, kirmizi yaniyor gecemeyiz diye… kolumdan cekistiriyor geri gidelim diye. Gittik tabi. Etraftakilerin bakislarini tahmin edersiniz. Rezil rusva oldum yolun ortasinda, trafik isaret ve isaretcilerine uymaya calisan oglunu zorla kirmizi isikta karsidan karsiya gecirmeye calisan anne olarak, kizardim bozardim. 2.5 yasinda kurallara uymayi hatta bana kizmayi ogrenmis yavruyla gurur duydumsa da, ote yandan da “vah bu cocuk Turk olamaz!” diye bir endise sardi beni! Ben sahsen bos yolda yesil isigi bekleyen Turk’e rastlamadim.  Hatta Fransiz’a bile rastlamadim. Yoksa yoksa bu cocuk Alman mi??
Ben bu endiselerle kendimi mesgul ederken yavrum benim hissiyatimi anlamis olacak ki, Turklugunu kanitladi! Gecen gun scooter’ina zil alip taktim. O gun bugundur, kaldirimda onune kim ciksa zile abaniyor.  Surekli zili calarak yolda yuruyenlerin huzurunu bozuyor! Yapma etme desem de, kendi kendime seviniyorum, yavrum kesin Turk.. Bu kadar gereksiz kornayi trafikte ancak bir Turk calar. Yanlis anlasilmasin Fransizlar da bu konu da Turkler’le yarisir! Yani bizim cocuk tamam, endiseye mahal yok!

Turk annesinden aldigi kesin olan bir baska ozelligi de cok detayci ve dikkatli olusu. Gozunden bir kacan bir de ucan kurtuluyor! Manikure gidiyorum, hemen “annenin parnaklari kindizi olmus” diye farkediyor. Sevgilim olacak adam fark etmiyor, Anto fark ediyor! Yatak carsaflari degisiyor, “aa yeni yastik” diyor yataga girer girmez. Bir de dun sinifinin duvarindaki dekorasyon yildizlardan biri dusmus, daha sinifa girmeden kapida fark etti, “yildiz noolmus?” ben uyku sersemi, “ne yildizi yavrum, gunes dogdu, sabah artik” falan diyorum. Cocuk da kendi kendine kesin “annem ne salak yaa” diyordur. O yildizin yoklugunu fark etmis baska bir velet olduysa dun sabah kafami keserim!!!

Scooter dedim ama bizim cuce bir toplu tasima manyagi! Dunya uzerinde toplu tasimayi, otobusu, metroyu bu kadar seven baska bir canli yoktur sanirim. Benim itinayla uzak durmaya calistigim metro ve otobus, Anto icin dunyanin en eglenceli aktivitesi. Bazen sadece trene binmis olmak icin Aysel’le gidip biniyorlar, 2 durak gidip donuyorlar. Sokakta otobus tren diye tuttursa da, evde ucaklarla yatip kalkiyor. Evimiz Heathrow terminal 3 modunda, her delikten bir ucak cikiyor, ipad’te surekli ucak inis kalkis klipleri seyrediliyor.  Her ay duzenli olarak Royal Air Force muzesine gidiliyor. Bizim Ipad’I takip eden MI5, FBI, CIA tarzi bir kurum varsa kesin hucre evi olarak takibe alinmisizdir. Surekli ucaklarla ilgili videolarin seyredildigi musluman bir kadinin yasadigi West London hucre evi. “vallahi ben masumum hakim bey, terorist bizzat bizim bucurdur!”



Ama bizim bucurun teror estirdigi tek canli zavalli Alex. Hayat dolu , neseli, mutlu bir bebek. Yuvarlak kabak kafali, gulez yuzlu, her ortama adapte olabilen, chilax bir bebek. Kendi cocugum diye soyluyorum cok da guzel bir bebek oldu J Yine kendi cocugum diye soyluyorum dogdugunda acayip cirkin birseydi, burus burus, yuzu gozu sis. Bizzat evrim teorisinin kaniti gibiydi yavru; maymuncuk! Sevgilim kabul etmiyor tabi cirkin ordek yavrusu tezimi, her seferinde “hayir o dunyanin en guzel bebegi, dogdugunda da guzeldi “ diyor, ben de guluyorum! Hayir fotograflar olmasa belki de, deliller su goturmuyor.

Bizim cephede ise hayat son hiz, tam gaz… Londra’ya Noel geldi, heryer isil isil, muhtesem. Noel partileri havalarda ucusuyor. Bu Cumartesi bir tanesi de bizim evde! Iki ufak cocukla hala organizasyon pesinde kosmam da akil isi degil farkindayim, ama zaten su siralar yarim akilliyim. Delidir ne yapsa yeridir hesabi!

Araya bir de sevgilimin 40. Yas kutlamalarini sokmusum ki, benden yarim akillisi yok! 40 yas onemli, donum noktasi,30’larin sonu, orta yasin baslangici…Neyse butun bunlar bahane aslinda, amac basbasa bir aksam gecirmekti, cocuksuz, sutsuz, cissiz, kakasiz,bezsiz,kusmuksuz..Insan formunda, giyinip suslenip, disari cikmak, guzel bir mekanda cosmopolitan icmek. Iki cocugu iki bakiciya teslim edip kactik. Michelin yildizli, muhtesem dekorlu restoranda Italyan mutfaginin dibine vurduk. Ancak yine kacinilmaz oldu ve butun aksam cocuklardan konustuk. Birak iste, unut cocuklari 2 saatligine, havadan sudan konus, yok olmuyor. Yine de buna da sukur tabi, ama cocuksuzluk da hemen aliskanlik yapiyor, yarin aksam yine satiyoruz, baska bir noel partisinde iki kadeh daha icmek icin!!!!

Yeni yila kadar da durmak yok. Noel icin Paris’e dogru yola cikacagiz. Iki cocuklu ilk ucak seyahatimiz ve tatilimiz olacak. Nasil olacak derseniz, hic bir fikrim yok, yasayip gorucegiz, kimbilir belki de pisman olup donecegiz J

Butun bu hazirliklar esnasinda gume giden zavalli Anto’nun musameresi oldu. Klasik Avrupa’daki tum okullar, Noel zamani Hz.Isa’nin dogumunu anlatan Nativity oyununu oynar.  Oyunun konusu sabit, fazla rol de yok; 3 kral, bir kac melek, Meryem Ana, Joseph, cobanlar ve hayvanlar ,ee tabi bir de bebek Isa! Bizim cucenin rolu cobandi (daha kotusu de olabilirdi, essek rolu secmelere acikti) Cocugum coban oldu. Gecen donem musameresinde agac olmustu. Organik canlidan, insan formuna terfi etmesi bizi cok sevindirdi. Daha da sevindirici olan gecen sefer ki gibi sahneye atlamamasi oldu. Beni gorunce kosacak mi acaba diyordum kosmadi, oturdugu yerden gulumsedi sadece. Tamam dedim bizim cocuk buyumus olgunlasmis. Coban olarak sahnede bir cobanlik yapmadi, akilli uslu durdu. Kostum designer’i olarak son dakika uzerine giydirdigim babasinin gomlegi ve kafasindaki mutfak havlusu da cuk oturdu. Boylece kazasiz belasiz bir musamere olayini da noktalamis olduk!


Artik rahat rahat 2014’u bekleyebiliriz. Gelecegi varsa, gorecegi de var!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder