30/07/2008 21:03
Sevgili Canikolar,
Asiri is yogunlugu sebebiyetiyle yazamiyorum, inbox'larinizi doldurup tasiramiyorum diye uzuluyodum........ki kendimi issiz, sessiz, huzur dolu bir yerde buluverdim.... Market Drayton'dayim...Dingiltere'nin en bati ucunda, Galler sinirinin dibinde.....Sinir otesi operasyonda!
Buraya gelmek oyle kolay diil..... 4.5 saat + 3 tren!!! Dile kolay.......Istanbul'a gitmekten daha zor!!! ama yikilmadim ayaktayim....pardon yataktayim!
Tabi insan 4 saat trenin icinde oturunca napaar, biraz uyur, biraz camdan disariyi seyreder, ve de benim gibi laptobuna yapisik yasiyosa internettegezer !!!!! tabi tren tutup, kusma asamasina gelene kadar! Ben sirasiyla, once uyudum, sonra internete dadandim, kusma asamasina gelince, pencereden disariyi izlemeye basladim..... Burda "disarisi" yesil....yemyesil..... Bitmek tukenmek bilmeyen yesili seyrederek geldim, ulkeyi cross'lama gectim bi tek bina goremedim....Ama yesilin yani sira bol bol buyuk bas hayvan seyrettim... Hayatimda gormediim kadar Dana, Inek, Koyun ve turevlerini gordum.... Hizla giden trenin icinde hayatim gozlerimin onunden inek seridi olarak gecti... Yeni Zelanda'da insandan cok koyun, Kanada'da da ayi varmis ya, bi de burdaki buyuk baslari saysinlar, eminim homosapien nufusunu bese katlar!!!!
Tabi insan 4 saat trenin icinde oturunca napaar, biraz uyur, biraz camdan disariyi seyreder, ve de benim gibi laptobuna yapisik yasiyosa internette
Is cikisi, taksimi tamamen bi raslanti eseri karizmatik bi Alman'la paylasip ( daha dogrusu onun taksisini isgal edip, tam alamanci hesabi!) otelime geldim... Otel diil Cottage....yani kir evi veya klube..... Inanilmaz seker...bana gore butik otel...tahta merdivenleri (hayvan gibi gacirdiyo) kocaman sominesi, ufak sus havuzlu bahcesi, duvarda asili seramik tabaklari ile tam bi Georgian kir evi.... Odamda somine, kirmizi hali, ahsap mobilyalar, limonj biblolar....ve de tertemiz bembeyaz carsaflar.....Odada egreti duran tek sey LCD televizyon!
Kucuk otel sevgim daha da depresti...Cesmeyi hatirlatti burasi, tarz olarak diil ama konsept olarak... Numarasi olmayan otel odalarina bayiliyorum....Cesme'de sevgulumle "karayel"de kalmistik, Fransa'da "La Luna"da, burda odam "Hodnet", civardaki kucuk koylerden birinin ismiymis........(ok pek romantik diil ama napiim burasi ciftlik kardiisiiim ciftlik!!!). hem zaten sevgilim de yok yanimda bana ne romantizmden!!!!!
Neyse zaten bu kadar yesil,huzur beni bozar............Yarin Londra'ya urban yasantima donuyorum!!!!
Gozumde buyuyen tek sey 4 saatlik tren yolculugu, artik gozumun onunden gecen inekleri sayarak uykuya dalarim insallaaah!
optums
aslihan


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder