05/05/2011 16:05
Yeni Hayat (Orhan Pamuk diil, bizim kucuk pamuk Anto)
Sevgili Sevgililer,
Oglum kanepede uyuyor, yuzukoyun her zamanki kaplumbaga pozisyonunda, ben daha yeni oglen yemegimi yiyebildim....Sabahin altisinda baslayan kosusturmacanin mukafati olarak da Belcika Cikolatali Haagen-Dazs yiyorum, hem de direkt kutusundan, kaseye koymaya tenezzul bile etmeden.....
Itiraf ediyorum, mukafat mukafat (m'le baslayan kelimelerde malum olmuyo ikileme) bahane...Istahim tavan yapmis vaziyette....Surekli acim, hayir sevgiye ve kardeslige degil, tereyag ve ekmeye!!!! "Bosan da semerini ye" derler ya, ben bosandim semerimi yiyorum su siralar! Bu istahla bu kilolardan nasil kurtulacagimsa, bir takim belgesellere konu olacak boyutlarda...
Durumum bu sekilde vahimken, hazir istah tavan yapmisken, biz de ilk tatilimizi yapmaya karar verdik, gecen hafta tasi taragi toparlayip Fransiz Rivierasi yaptik.....Uzuuun zamandir ilk tatilimiz, dolayisiyla beklentimiz yuksekti....Ancak unuttugumuz bir konu vardi ki o da henuz 7-8 haftalik, nufusumuza kayitli bir canli!!! Bebekle seyahat ilginc bir olay, anlatilmaz yasanir cinsten....Bir kere hazirlik asamasinda kafadan kopuyosunuz....Bir sayfa liste....59 cm'lik bir canlinin bu kadar materyale ihtiyaci olmasi gercekten inanilmaz....Seyahat yatagi ayri, puseti ayri dert.... Hazirlik asamasini atlatip havalanina ulastiktan sonrasi kolaydi nitekim.... Heathrow'da bir Terminal 5 var, dillere destan bir terminal..Simdiye kadar benim gordugum en iyi terminal (ki hatri sayilir sayida terminalde bulundum su gune kadar)....British Airways'in terminali...Ben oraya "kuyruksuz" terminal diyorum....Kocaman bir alan, check-in'den zart, security'den zurt diye geciveriyorsunuz...Herkes guler yuzlu herkes yardimci, hersey dusunulmus... Herkesin bir kere T5'dan yolu gecmeli..Biz acildigindan beri British Airways'den sasmaz olduk, sirf havalani psikolojisine girmeyelim diye.....Butun designer dukkanlar ve restoranlar da yaniniza kar (pardon zarar) kaliyor....Ustune ustuk iyice simardik bir de IRIS'lendik....Son bi senedir, "EU vatandasi olmayanlar" kuyruklarindan, pasaport gorevlilerine laf anlatmaktan, landing card doldurmaktan kurtuldum.....IRIS kuyruguna giriyorum, daha dogrusu girmiyorum cunku kuyruk olmuyor, gozlerimi bir pencereye okutup 10 saniyede geciyorum, elimi kolumu sallaya sallaya, pasaportumu cantandam cikarmama gerek bile kalmadan.... Allah IRIS'i akil edenden razi olsun...T5 + IRIS seyahatin orgazm noktasi benim icin!
Tatile geri donecek olursak, Fransa gez gez bitmeyen, hemen hemen her kosesi baska guzel, degisik bir ulke...Yuzlerce Fransa tatilinde her seferinde gormedigim yerleri gezdik, bir yere ikinici defa gitmeye gerek olmayan bir ulke Fransa! Boyle diyorum ama, bu Fransiz Rivierasina ucuncu seyahatimizdi aslinda....Uc olmasina ragmen, ilk iki seferde gormedigimiz yerlere gittik ve hala da bitiremedik, zira yine gidecegiz! Soyle bir durum var ki, bebekle seyahatde gormek ve yapmak istediklerinizin ancak %40'ini yapabiliyorsunuz. (Yuzde herkese gore degisik olabilir, ancak biz tatillerde cok hirslaniriz, herseyi heryeri gorecek sekilde plan yapariz)..Bu sefer daha agirdan almak zorunda kaldik...Kiralik arabamizi bir saga bir sola suremedik..Sadece saga gittik, solu goremedik! Bir de eskisi gibi sarmas dolas, el ele goz goze gezemedik...Malum birimizde surekli puset, ya da kucagimizda bebek...Tatilin dogasi degisti biraz, biz de bunu kabullenmek durumunda kaldik...Ama Anto gittigimiz heryerde insanlarin sevgilisi oldu..Restoranlardan birinde yan masadan Alman bi kadin, Anto'yla biz yemegimizi bitirene kadar oynadi..Alman'dan boyle sicaklik bizi de soke etti, ve de artik bebegimizin ilk dadisi almandi diyebilicez, disiplinli yetisti cocuk :-)))
Ucak yolcugu bebekle super gecti, tek bir aglama vakkasi olmadi, bizimki de annesi babasi gibi ucaklarda yasayacagini anladi sanirim, ve koyverdi! Asil sorunumuz arabada bizim..Arac koltugunu sevmiyor bizimkisi, en fazla yarim saat sonra basiyor yargarayi.... Artik onu eglendirmek icin biz de atla karayi seciyoruz...St.Tropez'den donus yolunda, bir trafik bir trafik, kala kaldik yolllarda....20 dakikalik mesafeyi 2.5 saatte giderek bir rekora imza attik....(Ertesi gun sutten agzi yanmislar olarak, arabayi birakip teknelere terfi olduk). Tabi eglence derken, bol bol sarki ninni soylemece...Ama benim maalesef repertuarim cok kisitli..Mini mini bir kusdan baska birsey bilmiyorum..Surekli yaziyorum da yaziyorum..Sacma sapan, aklima ne gelirse hemen oradikca besteliyorum...Beynimde fosforun tukendigi anlardan birinde aklima tezahuratlar geliverdi...Arabanin icinde "seninle aglarim seninle gulerim soyle senden baska kimim var benim..." diyerek bir Sukru Saracoglu atmosferi yaratmak durumunda kaldim....O da bitince, geriye Fransiz milli marsi kaldi, sevgilim basladi mars soylemeye, hem de "hmmmm"layarak eslik ettim tabi! Insan cocuk sahibi olduktan sonra yaraticiligi maksimuma ulasiyormus bunu da anlamis oldum...
Herseye ragmen, tatil guzel gecti, Anto bizi cok uzmedi, ya Fransa ya da benim damarlarimdaki alkol orani iyi geldi....Simdi sirada ikinci etap Londra-Istanbul-Adana var... Hem de siradan terminal 3'den gidiyoruz THY sagolsun!
Benimki hayat belirtileri gostermeye basladi, dondurmanin da dibi gorundu....Ben bu durumda kacarr.....
Aslihan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder