27/02/2009 12:42
Sevgili sevdiceklerim,
Bu aralar sansim Kuzey Afrika'dan acildi....Meger Afrika'ya bi kere ayak basinca devami geliyormus, gelsin buyursun.....Tunus'dan sonra sira Fas'a geldi.....
"Fas'i tek kelime ile ozetle, bizi yorma kardes" derseniz, size "kirmizi" derim.........Tum mimari, dag tas toprak kirmizi......gokyuzu mavi....Kirmizi oyle kan kirmizisi degil, soluk kiremit pembe arasi bir renk aslinda...Killi toprak rengi... Evler, toprak, dag-tas birbirine karismis, ..Tam bir kamuflaj soz konusu.....
Londra'dan 8 derecede dislerim tikirdayarak ucaga binip, Marakes'e 20 dereceye indim, hem de gecenin 10'unda! Ucaktan inerken yuzume vuran ilik ruzgar ve rutubet kokusu "ulen yoksa adana'ya mi indik" duygusu yaratti.....
Fas, Arap-Fransiz karisimi bi memleket, Tunus gibi.... Bayiliyorum boyle "ortaya karisik" memleketlere....Dogu-bati, kuzey-guney, modern-egzotik.......Istanbul'u istanbul yapan da ayni ozellik diil mi zaten ,bogazici de cabasi!!!!
Fas, Tunus'a gore cok daha gelismis, serpilmis, olgun dolgun bir memleket... Tunus'da ki gibi zaman tuneline girmis duygusuna kapilmadim.....Marakes,Kazablanka'dan sonra en buyuk 2. sehir, yani bizim Ankara gibi, takma adi "red city", ama ismin kokeni Berberi'lerden geliyor(mus), "land of god", nufusu da 1 milyon dunyalidan ibaret......
Ben Marrakes'i cok sevdim, zira 27 derece nasil sevilmez ki???? Insanlari, dogasi, yemekleri, hepsine bayildim....Bizim dunyamizdan o kadar farkli ki, beni cezbeden de bu fark sanirim.....Londra'dan ucaga binip sadece 3-4 saat sonra bambaska bir dunyaya inmek cok hos bir duygu ! Gezdikce gezesi geliyor insanin, yeter ki zaman olsun.......
Marakes'in tarihi kismi Medina'ya ugramak, hatta butun gunu orda gecirmek, daracik sokaklarinda, dukkanlarinin icinde kaybolmak Allah'in emri...Kirmizi surlarla cevrili Medina'nin icinde dunyanin en buyuk pazar yeri ve meydani var...Pazar derken bizim kapali carsi misali, ama en az 15 kat falan daha buyuk....Kapali carsida 400 dukkan, Medina'da 6000 dukkan......Girip de kaybolmamak imkansiz, sehrin 24 kapisi var, tam bir labirent... Dukkanlara Souk deniliyor...Baharat, deri, el isleri, pirinc-bakir, yun, kilik kiyafet ne ararsaniz veya aramazsaniz mevcut orda... Ayrica meydanda hergun dunyanin en buyuk acik hava restorani kuruluyo, 6000 insan yemek yiyor.... Yemekler de muhsetem.....Biz Londra'da sosyetik Fas restoranlarina bi suru poundcuk bayilirken, Fas'da en fazla dortte bir fiyatina, en az 4 kat daha lezzetli versiyonlari yiyince aklimiz basimiza geldi.... (Istanbul'da Adana kebap yemek gibi bi durum :-))
Memleket sicak....Kis denilen mevsim bi cesit efsane ( burdaki yaz efsanesi gibi).....yil boyu ortalama 22-26 derece.....Ama yazlari kayniyo 50-55 derecelerde, asfaltta omlet durumlari.....
Bir de ne arasaniz var, deniz mi istiyosunuz alin size atlantik okyanusu, sorfun dibine vurabilirsiniz!!!! Dag tas mi seviyosunuz, buyrun Atlas daglari!!! Yok biz kulturel takiliriz derseniz, Marakes......Develer ve Berberi'lerin hayatini merak ediyorsaniz Sahara colu de burnunuzun dibinde!!! Dag,deniz,col, kultur/tarih, yemece icmece....Yok bunlar yetmez derseniz allah gozunuzu doyursun derim, yuh derim, cus derim....
Atlas daglari bana bizim Toroslari animsatti....Cocuklugumun Adana-Ankara araba yolculuklari, benzer manzaralar, virajli yollar, karli tepeler, irmaklar.....Atlas daglari boru diil, 4000 kusur metre yukseklik, yani Avrupa'nin karli daglariyla, Mont Blanc'la ayni yukseklikte... Peki nassi o kadar soguk ve de karli olmuyo derseniz, Avrupa ve Afrika'nin konumlari yuzunden..... Ama iyi kotu bir adet kayak merkezi bile var!!!!! Alin size bi sebep daha, kayak derseniz o da tamam!!!
Kirmizi mimarinin disinda beni en cok cezbeden tarafi silueti oldu Fas'in....Siluet ucsuz buraksiz kirmizi topraklar, ufukta Atlas daglari, ve de palmiye agaclari.....Fas'in palmiyeleri filmlerde, resimlerde gorduklerimizin aynisi, serap mi gercek mi belli diil :-) Ozellikle gece,gokyuzu yildizlar ve ay isiginda palmiye agaclarinin silueti gormeye deger...Tam binbir gece masallari gibi..Sevgilinizi goturmeyi de unutmayin, ben unuttum :-(
Sevgilimle Fas'a tekrar gitmek farz oldu tabi.....Ama yakin zamanda diil......Yedigim kuskuslari hala hazmederken geri donemem :-)
Tabi sevgilimi boynu bukuk biraktim sanmayin, o da kendini hizlandirilmis, pekistirilmis, tikistirilmis golf kursuna atti...Sehir disinda, gusel bir golf klubunde, yedigi onunde yemedigi arkasinda....Yani skor 1-1 ;-))) Ben kendimi garantiye almadan kacar miyim sandiniz, evlilik kurumu sakaya gelmez, al gulum ver gulum, yoksa oylum oylum!
Herseye ragmen dun aksam yorgun argin eve donup sevgilime kavusmanin mutluluguyla uyudum..... Simdi de kendisiyle oglen yemegi randevum var........
Herkese iyi haftasonlari.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder