16/11/2009 23:38
Sevgili Sevgililer,
10 gunluk Afrika macerasindan sonra Pazar aksam ustu sularinda donduk evimize....Evim evim gusel evim....Tatil ne kadar muhtesem olursa olsun, ben hep eve dondugume mutlu oluyorum.... Afrika o kadar dolu dolu gecti ki, sanki 10 degil, 20 gundur oralardaymisiz gibi hissediyorum.....
Hayatimizdaki hersey biraz sans, biraz zamanlama uzerine kurulu kanimca.... Ben macera tatili diye tutturmaya basladigim zamanlarda aklimizdaki yer Guney Afrika'nin guneyiydi.... Guney sahilinde "road trip" hayalindeydim....Cape Town'dan baslayacaktik Port Elizabeth'e kadar gidip, orda 2 gun havyanlar alemine dalip donecektik.. Benim secimimdeki en buyuk etken hayvanlar alemini gormekti, ama gulu sevip de dikenine katlanmak istemedigimden, her tur hastaliktan ozellikle sitmadan uzak bir mekan olsun dedim...Eh G.Afrika'nin guneyi de temiz pak bir yore.....Sitma ve Atesli Sari Hummasina yol acan sineklerin yasamadigi tek yer Orta/Guney Afrika'da! Gel gor ki icime %100 de sinmiyodu, gulu sevip dikenine katlanmama meselesi... Sevgilimle muhtesem manzarali Garden Route'u arabayla gezmek cok cazip gelse de, havyanlar alemini sinek korkusu ugruna light gecme fikri, hastaliklardan korkup kacma olayi icten ice beni rahatsiz ediyordu... Ama yapacak bisiy yoktu, butun organizasyonu ben yapmistim, kiralik araba, otel, ucak butun rezervasyonlar tamamdi! Sadece bir kredi kart numarasi verip olayi kapatacaktim! Butun herseyi en ince ayrintisina kadar planlamak 2 haftami almisti, patronumun G.Afrikali olmasi da isi kolaylastirmisti! Ama gelin gorun ki kaderimizde G.Afrika yokmus ( henuz!), bizim haberimiz olmadan kader bizim tatil planlarini coktan degistirmis hem de haftalar oncesinden....
Biz o haftasonu cumartesi gecesi pek sevdigimiz Turk-Fransiz ciftle yemege ciktik, meyer onlarin baska bir Fransiz arkadasi da Londra'daymis is icin, onu da birakmak istemediklerinden yanlarinda getirmisler.... Getirdikleri arkadaslari, Tanzanya'da Kempinski otellerinde satis direktoruymus.... Kader iste!!! Bizim, o gece acayip guzel yemekler, saraplar, likorler esliginde bu yabanci cocuga kanimiz kaynadi, O'na G.Afrika planlarini anlatmaya basladim ki, o da beni Tanzanya'yi anlatarak bastirmaya calisti... O gece 2 gibi eve dondugumuzde sevgilim ve ben biliyorduk ki bizim istedigimiz tatil Tanzanya'ydi.....Pazartesi ben apar topar butun rezervasyonlari iptal ettim, utana sikila, yari yalan yari gerceklerle gecistirerek.....Akabinde hizla yeni planlara basladik!!! Hersey cok kolay oldu cunku Kempinski bizim icin herseyi adim adim organize etti!! Bize sadece gidip kendimizi onlara teslim etmek kalmisti!!!! Butun bu degisikligin benim acimdan en kotu tarafi haberi patronuma vermek oldu... Adam benim icin saatlerini harcadiktan sonra son dakika biz caydik demek pek de iyi bi etki yaratmadi....Ama elden ne gelir, olan olmustu!!!!! Bi de bu benim onunla ikinci G.Afrika tatil planimdi, artik o benim omur billah G. Afrika'yi gorecegime inanmiyor... Kimbilir belki de haklidir, zaman gostericek elbet...kader!!!!
Biz hemen tatilin bize dusen tek kismi olan asi ve ilac olaylarina giristik... 3 adet asi olarak ilkokul yillarima U donusu yaptim...Karma asi, sari humma asisi, ve de tifo...yok acimadi hic merak etmeyin.....Asidan sonra hemsire seker verdi sustum hemen!!!
Bizim tatil hayallerimizde farkina varadigimiz olay ise bir A noktasindan B noktasina varmanin en mesekkatli seklini secmis olmamizdi... "secmis" derken zorunlu secim! Persembe aksamustu 4 gibi ofisten cikip trene kostuk, trenle Heathrow, sonrasinda British Airways'le Dar Es Salaam.... Ucak yolculuklarindan oldu bitti haz almiyorum....Hem hafif ucak korkum, hem de ayni koltukta saatlerce oturma durumu bana hic iyi gelmiyor...Ustune ustuk de uyuyamiyorum!!!! Yarasa gibi gozlerim acik 9,5 saat uctum, 4 sinema filmi sonrasi sabah 7.30'da indik Dar Es Salaam'a....Sicak yuzumuze vurdu tokat gibi, gunes gozluklerimiz bugu yapti resmen! Havaalani ufak, sicak, ve dokulur vaziyetteydi...Bizi iner inmez birileri karsiladi, bi sonraki ucusumuz daha dogrusu ucuslarimiz icin..... Biz yolun buyuk kismini atlattik derken, daha nerdeyse bi o kadar yolumuz oldugunu idrak edemedik....Boeing'den sonra siradaki ucus pirpir ucaklaydi, ufacik tek motorlu bi ucak, icine 12 kisi alabiliyor.... Yedek motor direk Allah, Allah'a emanet gidiyorsunuz.... Ucagi gorunce bir yutkundum...Buraya kadar gelmisim geri donecek halim yok ya...Hem herseyin ufagi kucugu daha sirin, gusel, sevimli degil midir??? Neyse bindik, pilotun hemen arkasina oturduk, olayi birinci elden gorelim diye.... Ucaga iki buklum biniliyor zaten, icinde dik duracak yer yok... Emniyet videosu da seyretmedik, can yelegi de hak getire.... Ilk duragimiz Zanzibar'di, 20 dakika oraya uctuk, indik, bi takim insanlar indi, yenileri bindi, 5 dakika sonra tekrar kalktik..... Kadikoy dolmuslari bundan daha konforlu yeminle soyluyorum... Sonra 1 saat 45 dakika daha uctuk, Arusha'ya indik... Orda ucaktan indik, baska bir ucaga bindik tabi yine pirpir....Tekrar yola dustuk, Lake Manyara'ya...30 dakika gittik baska bi yere tekrar indik.. Her seferinde pistler ve hava daha kotulesiyordu... Asfalt pistler geride kalmisti, direk tozun topragin icine iniyoduk, kalkiyoduk.... 14 saattir yollardaydik, surum surum surunuyoduk......Neyse tekrar havalandik, bir 40 dakika daha giderek son duragimiz Seronera'ya ulastik. Sukur kavusturana.....Butun bu pirpir ucuslarin bizi sasirtan tarafi pilotlarin genc ve batili olusuydu.....Hepsi acayip yakisikli cool tiplerdi...Ilki Fransiz Kanadalisi, ikincisi Belcikali, ucunsusu ise Fransizdi.... Tabi sevgilim ortak dili bulunca hepsiyle yuz goz oldu....
Pirpir maceramiz cok uzun, cok tangir tungur, langir lungur gecmis olsa da, aslinda bu ucuslar sayesinde, butun Tanzanya'nin dogal guzelliklerini gokten seyretmis olduk... Ngorongoro kriteri, Kilimanjaro'nun bulutlu hali, yemyesil vadiler, ucsuz bucaksiz duzlukler, Hint Okyanusu....Gercekten nefes kesici...Mide bulantima, yorgunluguma degdi (sanirim).....Ama bir daha yapar misin derseniz biraz zor!!!!!
Bilila Kempinski gercekten gordugum en etkileyeci otellerden birisi... Ucsuz bucaksiz bi vadinin ortasinda vaha gibi......Goz alabildigine uzaniyor yesil, kahverengi ve mavi....Mimari ve dekorasyon da odamiz kadar yalin, dingin ve de carpiciydi.... Servise gelince, simdiye kadar gordugumuz en iyi otel servisi... Bi dedigimiz iki olmadi....Sanki butun otel bir Adana Kebapcisi ve garsonlar etrafinizda dort donuyor!!!!
Serengeti'de gunumuzun akisi belliydi.. sabah 7'de kalkis, hizla dus, kahvalti, 7.30'da aracimiza atlayip, cevval muavinimiz Abraham'la beraber safari...Bizim yaptigimiz butun turlar da sadece ben ve sevgilimdi, oyle baskalarini almadik aramiza :-))
Safarinin kelime anlami "uzun yolculuk", biz hep hayvan avlamaca olarak bildik ama degilmis....Safari gezisine "game drive" deniyor....Game denmesinin sebebi de harbiden bir cesit oyun olusu.....Oyunun amaci gozunu kulagini dort ac, ve de dogada sakli havyanlari bul..(desem de inanmayin, game aslinda av) .Kurallar ise, sessiz ol, aractan inme, ve de ana yollardan sapma!!!! Kulaga cok kolay gelse de, hic de oyle kolay degil..Keskin goz lazim... Ben kendimi bol havuc yiyen gozluk olayina hic girmemis, saglam goruslu biri sanarken, bizim Abraham bana bin basti....Surekli metrelerce uzaklardaki havyanlari once o buldu gosterdi, bizim ancak durbunle gorduklerimizi...Bi de ustune ustuk araba suruyordu!!!!
Havyanlar alemi cok alem gercekten de.....Kimileri dost kimileri dusman, ancak is yemege gelince kimsenin kimseye acimasi yok....Dunya ahiret bacimsin ama uzayda yakalarsam karismam hesabi..... Biz ordayken kuzeyden guneye goc basliyordu, hafif yagmur mevsimiyle beraber.... Yuzlerce Zebrayi, ve wildebeesti (okuz basli afrika antilopu, ayol cevrime bak) tek nizamda gocerken gorduk... Acayip bir hareket vardi Serengeti'de.....
Aracin icinde surekli bir langir lungurluk soz konusu, cunku gittigimiz yollara yol denemez, hele bi de siddetli bir yagmur sonrasi heryer gole, camur deryasina dondu......Iste o gun, biz bi suru badire atlattik, surekli yollarda mahsur kalip Camel trophy'nin keyfine vardik.... Ancak yolda, araciyla mahsur kalip butun geceyi havyanlar aleminin gobeginde, aracin icinde gecirmis bir grup turiste rastladik...Onlar hic keyifli gorunmuyodu dogrusu :-)
Serengeti ulusal park, "world heritage site", koruma altinda............Birkac ayri parkla beraber 30.000km2'lik bir alan.....Parkda yerlesim yok, eskiden Masai (oranin yerli halki) kabileleri yasarmis, ama devlet park ilan ettikten sonra herkesi kiskislamis......Simdilerde sadece bir kac tane otel var...... En yakin medeniyet parcasi Arusha'da, orasi da arabayla 5-6 saat, ucakla 2 saat (pirpir) uzaklikta......Yani caniniz Pringles, veya Bounty cektiginde, en yakin bakkal 6 saat uzaklikta.... Tabi ordaki bakkallarda Bounty'nin varligina garanti veremiyorum......Isin garibi ordayken butun bunlari unutuyor insan.....
Yerli halka gelince, dilleri Swahili, dogu afrika'da bir cok ulkede konusuluyor bu dil..... Neden bu kadar yaygin dersemiz benim kanimca, dil kolay bir dil... Sanki dillerini 10 gunde sokmus gibi niye kolay diyorum derseniz, kulaga oyle geliyor derim..... Hemen suracikta size 2 kelime ogretivereyim siz de kendiniz karar verin..... Merhaba = Jambo, Ne haber = Mambo.... Evet saka degil gercek.... Jambo Mambo dediniz mi herkesle arkadassiniz!!!! Asante sana , cok tesekkurler demek.....Caribou da hosgeldin......Eh daha fazlasina gerek var mi???????
Iste boyle biz gunduzleri safaride avcilik oynayip, ogleden sonralarimiz odamizda gecirdik.....Bol bol dinlendik......Kocaman yatagimizda......Otel yepyeni, Haziranda acilmis.... Daha tur acentalarinin brosurlerine bile girememis..... O yuzden pek kimseler yoktu..... Ama olanlar da baya agir toplardan... Bizimle beraber, Rusya enerji bakani Sergei Shmatko ve de Laos valisi oteldeydi....Tabi onlar entourage'lariyla gelmislerdi....Haricinde Avustralya'da acente sahibi bir kadin (onunla da kaynastik, avustralya tatilini bagladik :-)) ve bizim gibi genc bir cift vardi....Hepsi bu kadar sayilir...
Biz son gunumuzde icimizde uzun zamandir ukte kalan bir ise daha giristik, Serengeti semalarinda balonla dolasmak.....Mayis ayinda sevgilimin Ispanya semalarinda organize ettigi dogum gunu temali balon turu hava sartlari yuzunden pic olmustu... Diyorum ya her iste bir hayir vardir diye.....Kismet Afrika semalarinaymis.... Ama diyorum ya gulu seven dikenine katlanmak zorunda....Balon olayi icin soguk hava gerekiyor.....bu da sabahin 4'unde kalkip yollara dusmek oldu bizim icin....4.30'da soforumuz hazir bir sekilde bekliyodu, 45 dakikalik bir yolculuktan sonra, balon kalkis alanina vardik..... balonu sisirmeye baslamislardi bile...Biz de beklerken gunesin dogusunu resmettik bol bol.... Balon 12 kisilik devasal birseydi, ustelik bir diil 2 balon vardi...Biz uyanik Turk olarak hemen on saflarda ilk balona atladik.... Kaptan pilot ak sakalli tonton bir Amerikali amcamizdi...Bize bilmemiz gereken herseyi "balloon ride for dummies" seklinde acikladi....Binis ve kalkis cok olagandisiydi.....Artik orasini baska zaman anlatirim...
Sonrasinda balon ekibi bizi saat 11'deki Zanzibar ucagimiza yetistirdi... Tekrar basladigimiz noktadaydik, Seronera air strip'de......Zanzibar'a dogru uzun bir yolumuz vardi... Yine 2 ucak ve 4 durak yaparak 2,5 saatte vardik bu hint okyanusundaki kendine has adaya.....
To be continued.....
optum
aslihan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder